GEYVE-FM FORUM

eğlencenin ve paylasimin tek adresi geyvefm forum u secitiginiz icin tesekkur ederiz radyomuza giris yapabilmek için aşagidaki CANLI RADYO yazisina tiklamaniz yeterli

GEYVE FM FORUM SAYFAMIZA HOSGELDINIZ HEPINIZE IYI EGLENCELER DILERIZ


Arama sonucunda 66 adet mesaj bulundu

sila[geyveli]

KARMA RESİMLER - Ptsi Ocak 24, 2011 11:47 pm


GEYVE ÇARŞI İÇİ

geyve belediye parkı

geyve belediye parkı 2

parla tepesinden alifuatpaşa köprüsü


parla tepesinden geyve

parla tepesinden geyve 2
http://img84.imageshack.us/img84/9165/parlatepesindenalifuatp.jpg
parla tepesinden alifuatpaşa

alifuatpaşa köprüsü

sila[geyveli]

GEYVE TEPECİKLER CAMİİ - Ptsi Ocak 24, 2011 11:36 pm

sila[geyveli]

GEYVE (1947) - Ptsi Ocak 24, 2011 11:34 pm

sila[geyveli]

GEYVE ORTA MAHALLE - Ptsi Ocak 24, 2011 11:33 pm

sila[geyveli]

GEYVA KAZIMPAŞA İLKOKULU - Ptsi Ocak 24, 2011 11:31 pm

sila[geyveli]

GEYVE DERE SOKAK - Ptsi Ocak 24, 2011 11:29 pm

sila[geyveli]

GEYVE ATAPAŞA CAMİİ ARKASI - Ptsi Ocak 24, 2011 11:27 pm

sila[geyveli]

ALİFUATPAŞA KÖPRÜSÜ - Ptsi Ocak 24, 2011 11:25 pm

sila[geyveli]

ALİFUATPAŞA (1930) - Ptsi Ocak 24, 2011 11:24 pm

sila[geyveli]

GEYVE NİN COGRAFYASI - Ptsi Ocak 24, 2011 11:14 pm

Geyve'nin Coğrafyası
Geyve, Marmara Bölgesinin doğusunda, Sakarya ilinin güneyinde yer alır. Doğusunda Karapürçek ve Taraklı, batısında Pamukova, kuzeyinde Sapanca ve Merkez ilçe Adapazarı, güneyinde ise Bilecik iline bağlı Osmaneli ve Gölpazarı ilçeleri vardır. (Google'da Geyve Haritası için TIKLAYINIZ!)




Geyve 1830 yılından beri ilçe konumundadır. 1954 yılına kadar Kocaeli iline bağlıyken bu tarihten itibaren, Sakarya iline bağlanmıştır. Yüzölçümü 62.852 hektardır. Alan itibariyle Sakarya ilinin ikinci büyük ilçesidir. İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 80 metre olup, en yüksek yeri Çine taşı tepesidir (1040 m). İlçenin en önemli akarsuyu Sakarya nehri ve Karaçay deresidir. Sakarya nehri ilçe merkezinin hemen kenarından; Karaçay deresi ise Geyve'nin ortasından geçmektedir. Sakarya nehri ovadaki tarımın can damarıdır. Arazinin Sakarya Nehri boyundaki %20'lik kısmı ova kalan %80'i ise dağlık ve ormanlıktır. Ova kısmı sulu tarım için çok uygundur.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
İlçenin doğal bitki örtüsü genellikle ormandır. İlçe verimli topraklar ve sahip olduğu iklim özellikleri nedeni ile turunçgillerin dışında hemen hemen tüm ürünler yetiştirilir. Üretimi yapılan başlıca ürünler; Bağcılık, Meyvecilik (Elma, Ayva, Şeftali, Kiraz), Sebzecilik ve Hububattır.

KAYNAK ve MADEN SULARI
Acı Su: Geyve'ye bağlı Ahibaba köyündedir. Sıcaklığı 26 derecedir. İyi bir sofra suyu olmasının yanısıra mide ve barsak hastalıklarına iyi gelmektedir.

Ilıca köy içmesi: Geyve'nin Ilıca köyündedir. Çıktığı arazi köyun ortak malıdır. Debisi düşük, sıcaklığı 26°C'dir. Bazı mide hastalıkları için faydalıdır.

NÜFUS ve İDARİ YAPI
İlçenin 2000 yılı nüfus tespitine göre nüfusu köyler dahil 45.661'dir. Bunun %39'una tekabül eden kısmı (17.927) İlçe merkezinde %61'ine tekabül eden kısmı (27.734) köylerde oturmaktadır. Genel nüfus yoğunluğu km2 başına 72 kişidir. İlçeye bağlı 63 köy ve 1 kasaba mevcuttur. Mahallelerle birlikte 130 yerleşim birimi vardır. Toplam hane sayısı 9807'dir. Bunun 4828'i köylerde 117'si kasabada 3808'i de merkezdedir.

GEYVE'NİN ARAZİ YAPISI, TOPRAK ve SU REJİMİ- ARAZİ VARLIĞI
İlçede tarım toprakları çok değişiklik arz eder. Araziler miras yolu ile çok küçük parçalara ayrılmış durumdadır. Dağ köylerinde büyük parçalar halinde araziler var ise de verimsizdir. Tarım topraklarının dağılımını üç grupta mütalaa edebiliriz.



Ova toprakları: Sakarya nehrinin sağ ve sol yakasında bulunan bu topraklar tarıma çok elverişlidir. Bu topraklardan çift mahsul üretimine geçilmiş olup sebze, meyve ve sanayi ürünleri ekimi ve üretimi yapılmaktadır.
Yamaç topraklar: Bu topraklarda daha ziyade bağcılık yapılmaktadır. Bağ aralarında zeytin ve kiraz yetiştiriciliği göze çarpar. Buralarda yer yer mevcut olan eğimi az yerlerde domates, ayçiçeği, araka yetiştiriciliği yapılmaktadır.
Kıraç Kısımlar: Daha ziyade hububat ziraati yapılmaktadır. Tarımsal sulama oldukça gelişmiştir. Ciftcinin elinde guclu sulama ekipmanlari bulunmaktadir. Sakarya Nehrinden ve yer altı sulama ve yağmurlama şeklinde sulama yapılmaktadır. Daha önce toprak su tarafından sulama kanallarından ve DSI tarafindan Aşağı Sakarya Sulama Projesi ile birlikte şu anda toplam sulanabilir alan ise 41.600 Dekardır. Sulama kanallarının bitmesi ile ilçemizde tarımın daha da gelişeceği muhakkaktır. Kuru tarım alanı ise 136.460 Dekardır.
KULLANILAN TARIM ALANLARININ DURUMU
Toplam Tarım Alanı : 17.806
Hak. Sulanabilir Tarım Alanı: 41.600 Dekar
Kuru Tarım Alanı : 136.460 Dekar
Bir Çiftçi ailesine düş. tar. Alanı: 20 Dekar
Toplam Çiftci Aile Sayısı: 8.500

İKLİM DURUMU
İklim ılıman olup, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Turunçgil ve çay bitkisi dışında bitkilerin yetişmesi ve verimi için gayet elverişlidir.

TARIMSAL İŞLETMELER
İlçede çiftçi aile sayısı 8.500 olup, genellikle 50 dekarın altında küçük işletmelerde ziraat yapılmaktadır. Bir çiftçi ailesine düşen tarım arazisi miktarı ortalama 20 dekardır.

OVA TOPRAKLAR
Sakarya nehrinin sağ ve sol yakasında bulunan arazilerin meydana getirdiği bu topraklar tarıma çok elverişlidir. Bu topraklarda çift mahsul üretimine geçilmis olup, sebze-meyve ve sanayi bitkileri ekim ve üretimi yapılmaktadır.

KIRAÇ KISIMLAR
Daha ziyade hububat ziraati yapılmaktadır. Tarımsal sulama oldukça gelişmiştir. Çiftçinin elinde güçlü sulama ekipmanları bulunmaktadır. Sakarya Nehrinden ve yeraltı sulama ve yağmurlama şeklinde sulama yapılmaktadır. Daha önce toprak su tarafından sulama kanallarından ve DSİ tarafından Asağı Sakarya Sulama Projesi ile birlikte şu anda toplam sulanabilir alan ise 41.600 dekardır. Sulama kanallarının bitmesi ile ilçemizde tarımın daha da gelişeceği muhakkaktır. Kuru tarım alanı ise 136.460 Dekardır.

YAMAÇ KISIMLAR
Bu topraklarda daha ziyade bağcılık yapılmaktadır. Bağ aralarında zeytin ve kiraz yetiştiriciliği göze çarpar.

sila[geyveli]

GEYVE NİN KÜLTÜRÜ - Ptsi Ocak 24, 2011 11:12 pm

Geyve'nin Kültürü
Geyve, Sakarya ilinin en az göç alan ilçelerindendir. Kendine özgü gelenek ve göreneklerine göre ayakta kalma başarısını göstermiştir.

Geyve yöresi halk oyunlarında ve eğlencelerinde toprağın etkisi açıkca görülür. Yöre oyunlarının bir kısmı kaşıkla oynanır.

Bazilari sözlu olan bu oyunlar düğünlerde ve kına gecelerinde kadınlar ve erkekler arasında ayrı ayrı oynanır. Kadınların ayrıca kendilerine has Gelin Getirme Kadın Karşıama oyunları vardir.

Geyve yöresi halkoyunları açısından çok zengindir. Geyve Halk Eğitim Dernegi Folklor Ekibi, bir dönem Türkiye Folklor Yarışmalarında, en iyi dereceleri almıştır. Geyve yoresi halk oyunlarında enstruman olarak genellikle davul, klarnet, tef, cümbüş kullanılır.

"Geyve Zeybegi" kendine özgü oyun biçimi ve yorumu ile Türkiye çapında en bilinenidir.

Geyve Zeybegi: Erkekler arasında; davul, klarnet ve cümbüş eşliğinde oynanır. Geyve'ye özgüdür.

GEYVE ZEYBEĞİ TÜRKÜSÜ
Minarenin alemi
Kaşa çeker kalemi
Bu güzellik sendeyken
Yakar cümle alemi

Haydi yarim mini mini maşallah
Maşallah kavuşuruz inşallah

Minarenin uçları
Öter sabah kuşları
Yaktı yandırdı beni
Yarimin bakışları

Haydi yarim mini mini maşallah
Maşallah kavuşuruz inşallah

Minarede ezan var
Gül bahçede gezen var
Şu güzeller içinde
Yüreğimi ezen var

Haydi yarim mini mini maşallah
Maşallah kavuşuruz inşallah

Karagözlüm: Geyve yöresinde kutlanan düğün ve kına geceleri; çok renkli ve ilginçtir.Oyunlar, erkek ve kadinlar ayrı ayrı yerlerde davul, klarnet, cümbüş, tef ve keman eşliğinde oluşturdukları 10- 15'er kişilik karşılıklı gruplarla oynanır.

Oyunun bir bölümünde oyuncular, hep bir ağızdan "Karagözlum" manisini yüksek sesle söylerler.

Ördek suya dal da gel
Yardan selam al da gel
Eğer yarim gelmezse
Tut kolundan al da gel

Karagözlüm yeşilim aman
Açma da yorganı üşürüm aman

Yeniden açılarak oyunu sürdüren grup, türkünün ikinci bölümünde yine birarada yüksek sesle Karagözlüm manisini seslendirmeye devam eder:

Tarlanın tezeklisi
Mendilin ipeklisi
Sarılmaya doyulmaz
Kızların göbeklisi

İpeğim ipeğim aman
Al yanağından öpeyim aman

Karşılama: Sözlü bir oyundur. Bu oyun çok hareketli ve kıvrak olduğu için herkes oynayamaz. Köylerde bu oyunu oynayanlar; belirli seçkin oyun ekipleridir. Oyuncular karşılıklı dururlar; çalgılar çalmaya başlayınca oldukları yerde figürleri uygulamaya başlarlar. Oyuncular, söz ve deyişlerini yüksek sesle ve çalgının ritmine göre söylerler.

Atımı bağladım ben bir meşeye
Benden selam olsun güzelim
Adı güzel Ayşe'ye, Ayşe'ye

Bu söyleşilerle ve yine karşılıklı olarak oyun devam eder.

Gelin getirme: Düğün törenlerinde kadınların kendi aralarında oynadıklari sözlü bir oyundur.

Geyve dağlarında bir top gülüm var
HeyAllah'tan korkmaz sana bana ölüm var

Atma annem atma beni dağlar ardına
Kimselerim yoktur annem yansın derdime

Geyve dağlarında bir top gülüm var
Ölüm değil şu gençlikte zulüm var

Merdivenden tıngır mıngır inerken annem ağlasın
Kardeşlerim potinlerim bağlasın

Öptürmem: Sözlü oyundur.

Giderim karasuya* (Kaynak suyu anlamında)
Elmayı soya soya
Verin benim yarimi
Seveyim doya doya

Öptürmem öptürmem
Al yanaktan öptürmem
Öperse yarim öpsün
Başkasına öptürmem

Karpuz kestim yiyen yok
Halin nedir diyen yok
Öyle bir yar sevdim ki
Gözün aydın diyen yok

Dağ başından geçilsin
Tatli şerbet içilsin
Güzeller sevdigini
Hemen alsın çekilsin

Kadın Karşılaması: Bu oyun da yine düğün törenlerinde kadınların kendi aralarında oynadıkları sözlü oyundur. Sözlü kısmı "A meleğim" diye de bilinir.

Evlerim evlerim yüksek evlerim
Ben onun içinde gönlöm eylerim

A meleğim meleğim
Saat kaçta geleyim
Oyununa pek yandım
Oynada bir yol göreyim

Evlerim olsa da annem olmasa
Yar bize gelse de sabah olmasa

Ağustosta bir su içtim buz gibi
Benim yarim onbeş yaşta kız gibi

Gönder güzel gönder selamın gelsin
Sana sağlık bana ömürler versin

Şair Ahmet Kutsi Tecer, o çok bilinen "ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA" adlı şiirini Geyve'nin Sarıgazi köyüne atfen yazmıştır. Bir dönem Sarıgazi köyünde öğretmenlik yapan Tecer, Sarıgazi'ye olan sevgisini bakın nasıl dile getiriyor.

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA

Orda bir köy var, uzakta,
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.

Orda bir ev var, uzakta,
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.

Orda bir ses var, uzakta,
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da, tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.

Orda bir dağ var, uzakta,
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de, çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.

Orda bir yol var, uzakta,
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de, varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.

Ahmet Kutsi Tecer

sila[geyveli]

GEYVE NİN TRİZMİ - Ptsi Ocak 24, 2011 11:11 pm

Turizm
MÜZELER


Ali Fuat Paşa Kuvay-i Milliye Müzesi
Geyve'nin Alifuatpaşa kasabasında bulunan Kuvay-i Milliye Müzesi, Alifuatpaşa Parkı'nın yanında yer almaktadir. 1956 yılında tek katlı olarak inşa edilen yapı, uzun süre belediye binası olarak kullanılmıştır. 1983 yılında 2. katı ilave edilen bina, Sakarya Valiliği'nin sağladığıi imkanlarla onarılarak özel müze haline dönüştürülmüş ve 30 Ekim 1989 tarihinde ziyarete açılmıştır.
Müzede sergilenen belgeler; Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı 30 Ekim 1918 ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin vatanın kaderini eline eline aldığı, 23 Nisan 1923 tarihleri arasında Kuvay-i Milliye adı verilen devreyi kapsamaktadır.

İki kattan oluşan müze binasının birinci katı, Kuvay-i Milliye Müzesi olarak düzenlenmiş olup bu katta bir ölüm kalım devri olan bu dönemin önemli şahsiyetleri ile olaylarına ilişkin belgeler ve kitaplar sergilenmektedir.

Binanın ikinci katında ise ilk Kuvay-i Milliye Genel Komutanı ve Garp Cephesi Komutanı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa'dan kalan fotoğraf, belge, hatıra ile O'na ait kişisel eşyaları sergilenmektedir. Her yıl 10 Ocak`ta Anma Töreni düzenlenmektedir.

TARİHİ YERLER
Sakarya (Ali Fuat Paşa) Köprüsü
Sakarya nehri üzerinde, Ali Fuat Paşa kasabasında bulunan köprünün ilk yapılışı 562'dir. Köprünün genişliği 7,5 m, uzunluğu 198 m olup, 6 ayak üzerine taştan yapılmıştır. Köprünün 4 ayağı Sakarya nehri içerisinde bulunmaktadır. Köprünün mimarı ve mühendisi Abdullah Fakirdir.

Köprünün bir özelliği de namazgahlı olmasıdır. Sakarya Köprüsü olarak da anılan köprü, tarihi ipek yolu üzerindedir. Yıldırım Bayazıt'ın ve Yavuz Sultan Selim'in doğu seferlerine giderken bu köprüyü kullandıkları, Evliya Çelebi'nin de Ali Fuat Paşa Köprüsünden geçip, Geyve-Taraklı-Göynük-Mudurnu-Nallıhan-Beypazarı üzerinden yoluna devam ettiği Seyahatname'sinden anlaşılmaktadır.

Kurtuluş Savaşı mücadelesinde Ali Fuat Cebesoy komutasındaki Kuvay-i Milliye güçlerince Geyve'nin savunulması açısından köprünün önemi büyüktür.

Köprünün Arapça yazılı ön kitabesinde Türkçe şu ifade edilmektedir:

"Kim Allah'ın rahmetini kazanmak için köprü inşa ederse, Allah ona sırattan geçmeyi kolaylaştırır"

Köprünün Arapça yazılı arka kitabesinde ise Türkçe:
"Şifaul Kulup, Likail Mahbub (Kalplerin şifası sevgiliye kavuşmaktır) Peygamber (kendisine sınırsız selam olsun) buyuruyor ki: Yüce Allah baki kalacak yararlı işler Rabbinin katında daha hayırlıdır der." ifadesi yer almaktadır.

Elvan Bey İmaret Camii: Yalniz imaret olarak 1450 yılında inşa edilen yapı, günümüze dek bütün özelliklerini muhafaza etmiştir. Bugün, İlçe Halk Kütüphanesi olarak kullanılan imarethane, Mevlana Celaleddin Rumi'nin oğlu Sultan Veled'in kızı Mutahhara Hatun'dan doğan Germiyan beyi Süleyman Şah'ın kızı Devlet Hatun'un Yıldırım Bayazıt'a gelin getiren atı yedekleyen çeşnigirbaşı (aşçı başı) Paşacık Ağa'nın oğlu olan Elvanbey tarafından yaptırılmıştır. Yapının bahçesinde imaretin banisi Elvan Bey'in mezarı bulunmaktadir. Üç kubbeli olan Elvanbey İmaret Camii 1698 ve 1969 yıllarında iki kez tamir görmüştür.

YAYLALAR
Kırca Yaylası: Kırca Yaylası, Alifuatpaşa'ya araçla 20-25 dakika mesafededir. Yayla civarında Melekşeoruç ve Melekşesolak köyleri bulunmaktadir. Her yıl Temmuz ayı başlarında Melekşeoruç ve Melekşesolak köylerinin ortak çabalarıyla şenlik düzenlenmektedir. Geleneksel olarak düzenlenen şenliklerde her yıl 15-20 kazan pilav pişirilmekte ve gözleme ayran ve tavukla birlikte köyün meşhur çöreği bu şenliklerde yapılarak misafirlere ikram edilir, pehlivan güreşleri düzenlenir, halk oyunları oynanır.

Katırözü Yaylası: Yayla, Hayrettin köyünden sonraki yol ayrımından yaklaşık 20 dakikalık mesafededir.

Kirpiyan Yaylası: Geyve'den yaklaşık 28 km, 1,5 saatlik mesafededir.




MAĞARALAR
Kırca Mağarası: ‹lçemiz s›n›rlar› içinde bulunan Kırca Mağarası'na Melekşe Köyü'nden ulaşılmaktadır. Ekolojik Ma¤ara özelli¤indedir. Ma¤aranın giriş a¤zı 1.50 m eninde 1.40 m yüksekli¤indedir. Ma¤ara derinli¤i yaklaş›k 250m'dir.Büyük odaları 3 adet olup dar koridorlar›, tünel geçişleri, sark›t ve dikitleri, renkli kayalar›, içinde akan sular› ile gerçek macera severleri beklemektedir.Turizm amaçl› gezilip görülecek istisnai özellikteki Kırca Ma¤arası tek kelimeyle do¤a harikas›. Ma¤ara gezisine katılacaklar yanlar›nda kask, el feneri bulundurmak zorundad›r. Zemin yer yer kaygan durumdad›r taban› ›slak zeminde kaymayan ayakkab› tercih ediniz. Ma¤ara gezisi 1 saat sürebilir yedek el feneri bulundurunuz. Sizin için farkl› bir gezi olacakt›r. Adrenalini en üst seviyede ç›kartan bu gezi haftasonu tatilini de¤erlendirmek isteyenler için birebir...
Not: Güvenlik nedeniyle lütfen rehbersiz gitmeyiniz! Rehber için: 0532.683 56 82

Hırka Köyü Mağarası (Domdom Kaya): Geyve'den 3 km mesafede Hırka Köyü'nde olup, ilkçağ döneminde yaşamış insanların barınak olarak kullandığı bir mağaradır. Mağarada o dönemden kalma kap-kacak yerleri, özelliğini muhafaza ederek günümüze kadar ulaşmıştır.

GÖRÜLMESİ GEREKEN DİĞER YERLER
Ahibaba köyünde Acı su (maden suyu) Ilıca köyünde han ve su değirmeni, Elmadere'de kral yolu, Ortaköy'de kilise, Akıncılar ve Kurtbelek'te kilise, paşalar hamamı ve kalesi, Güney köyü Cuma camii, Safibey köyü'nde hamam, Melekşe'de Papaz'ın suyu, Akıncı köyü'nde Peygamber kayası...

sila[geyveli]

GEYVE NİN EKONOMİSİ - Ptsi Ocak 24, 2011 11:09 pm

Geyve'nin Ekonomisi
Geyve'nin ekonomisi %70 tarıma dayalıdır.Toplam tarım alanı 19.922 hektar olup, bunun 4.460 hektarında sulu tarım, geri kalan 15.462 hektarlık kısmında ise kuru tarım yapılmaktadır. Bölge çapında bağcılık ve meyve üretimi önemli getiriye sahiptir.


İlçede çiftçi ailesi yaklasik 6.400'dür. Bunun 4.076'si köylerde, geri kalanı da merkezde oturmaktadir.

Dünyanın en kaliteli ayvası: Geyve Ayvası
Önem sırasına göre tarla bitkilerinden buğday 17.500 ton, kuru soğan 1.500 ton, şeker pancarı 4.250 ton, arpa 6.000 tondur. Sebzelerden domates 33.600 ton, ıspanak 2.500 ton, meyvelerden üzüm 19.140 ton, elma 61.000 ton, ayva 17.640 ton kiraz 13.270 ton olarak sıralanmaktadır.

Türkiye'nin en kaliteli Entegre Piliç Tesisleri Geyve'de
İlçede hayvancılık genellikle büyükbaşlarda besicilik ve süt üretimi şeklindedir. Besi tavukculuğu da son yıllarda önemli artış göstermiştir. Geyve'nin Alifuatpaşa kasabasında, halen yıllık 700 bin kesim yapan Şen Piliç A.Ş. Entegre tesisi mevcuttur. Arıcılık 35 köyde 71 çiftçi ailesi tarafından 1.495 fenni, 400 adette eski tip olmak üzere 1895 kovanda yapılmaktadır. 33.297 Kg. bal ve 1.00 Kg. bal mumu elde edilmektedir. Son yıllarda yaş koza fiyatlarindaki istikrarsızlık nedeni ile rağbet görmeyen ipekböceği yetiştiriciliği devlet tarafından ilgi ve destek beklemektedir.

Türkiye'nin en büyük havai fişek fabrikası Geyve'de...
İlçede 4 adet orman istihsali, 1 adet meyve değerlendirme ve 1 adette hayvancılık (Süt üretimi için) konularında faaliyet gösteren toplam 6 adet Tarımsal Amaçlı Kooperatif bulunmaktadır. İlçede özellikle 1996 yılında seracılık önem kazanmaya başlamış, son iki yılda 33.290 m2 alanda 67 adet sera mevcuttur. 1998 yılında da Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı destekli 30 adet sera yapılarak üreticilere teslim edilmiştir. Kereste ticareti ile Geyve ve Alifuatpaşa esnafının diğer ticari önemli geçim kaynaklarındandır. İlçede son yıllarda Tekstil Sanayi gelişme göstermiş, irili ufaklı 5 adet tekstil işletmesi kurulmuştur. Bir adet de havai fişek fabrikası kurularak üretime başlamıştır.

GEYVE'DE YETİŞEN ÜRÜNLERİN ÖNEM SIRASINA GÖRE EKONOMİK DEĞERİ

ÜZÜM: Tarımsal üretimin başında gelmektedir. Çeşit olarak en bilineni Avrupa piyasalarında tutulan müşkile üzümüdür. Bol miktarda yetiştirilmekte olup, üretimin %60'ını teşkil eder. Razakı-Değirmendere Amerikan Karası ihraç edilen diğer çeşitlerdendir. Müşkile çeşidi 3-4 ay soğuk hava depolarında muhafaza edilebilmektedir.

ELMA: Elma üretiminde ilk sırayı ihraç edilebilir Starking (kırmızı) çeşidi almaktadır. Üretimin %70'ini teşkil eder. Golden (Sarı) İngiliz ve yerli çeşitlerde üretimin %30'unu teşkil eder.

AYVA: Geyve'de yetişen ayvanın tadını ve namını bilmeyen yoktur. Hem iklim, hem de toprak olarak ilçede yetişen Geyve Ayva'sı (limon ayvası) kalitesiyle dünya pazarında çok tutulmaktadır. İhracatı yapılan Geyve Ayvası, Türkiye pazarına da hakim bir ayva çesididir.

KİRAZ: Yeni standart çeşitler ilçemizde üretilmeye başlayınca ihracat imkanı arttı. Dış pazarlara ilçemizden kiraz ihracatı yapılmaktadır. Önemli kiraz çeşitlerimiz ise Napolyon-Hasan Kazak (Eyri Rulet)- Ziraat 900-Van Kirazı-Vink-Lambert-Mista-Stella-Turfanda gibi önemli standart kiraz çeşitleri ilçemizde yetiştirilmektedir.

SOĞAN: İlçemizde Hollanda tipi Valanciya çeşidi soğan yetiştirilmekte olup, bu da dünya piyasalarının tuttuğu bir çeşittir. İlçemizden iç ve dış pazarlara satışı yapılmaktadır.

KIRMIZI BİBER: Son yıllarda ünü dünyaya yayılan Geyve Kırmızı Tatlı Toz Biberi ve iri kırmızı salçalık biber üretimi taze olarak iç ve dış pazarlarda alıcı bulmaktadır.

DOMATES: Ilcemizde kaliteli domates yetistiriciligi yapilmaktadir. Bilhassa son turfanda domatesin ihracati yapilmaktadir.

TÜTÜN: İlçemizde Devlete ait Tütün İşletme Müdürlüğü olup, yetiştirilen tütünler bu işletme müdürlüğünde işlenmektedir. Günlük işleme kapasitesi 1800 kg.dır. İşletmede 108 işçi ve 8 memur çalışmaktadır.

KÜLTÜR MANTARI: Geyve'de özel sektöre ait kültür mantarı fabrikası mevcuttur. 20 kişinin çalıştığı fabrikada yıllık 60 ton kültür mantarı üretilmektedir.

SÜT ÜRETİMİ: Alifuatpaşa Kasabasında bir ton kapasiteli süt imalathanesi bulunmaktadır.

sila[geyveli]

****** ÜN GEYVEYE GELİSLERİ - Ptsi Ocak 24, 2011 11:08 pm

******'ÜN GEYVE'YE GELİŞLERİ


Kurtuluş Savaşı Baş Komutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Geyve'ye iki defa gelmiştir. Her iki gelişi de Cumhuriyetin kuruluşundan önce, Kurtuluş Savaşı esnasında olmuştur.

Birinci Gelişi: 1920 yılına rastlar. Kurtuluş Savaşı'nın bütün şiddetiyle sürdüğü bir dönemde Batı Cephesini kontrol etmek ve silah arkadaşlarıyla fikir alışverişinde bulunmak amacıyla Ankara'dan Beypazarı-Nallıhan-Göynük-Taraklı üzerinden Geyve'ye gelmiştir. Geceyi zamanın Belediye Başkanı Rasim Tarhan'ın evinde geçirir (Maalesef bu ev, 1977'de üzücü bir yangınla yok olmuştur). Ertesi günü Mekece'de Halit Paşa'yı ziyaret eder. Birlikleri teftiş ederek tekrar Ankara'ya döner.



İkinci Gelişi: Anadolu'da Kurtuluş Savaşı tüm şiddetiyle devam etmekte, Türk Ordusu'nun başarıları ve Mustafa Kemal Paşa'nın adı adeta bir destan kahramanı gibi dilden dile dolaşmaktadır. Yabancı basın, Anadolu'da tahmin edilemeyen, büyük zaferlere imza atan bu komutan ile mülakat yapma çaresini arar. Tanınmış Fransız yazar Claude Farrere, Mustafa Kemal Paşa ile İzmit'te mülakat yapmak üzere randevu almayı başarır. Büyük komutan, hem Batı Cephesi'ni teftiş etmek, hem de Claude Farrere ile görüşmek üzere 16 Haziran 1922 günü Nallıhan-Göynük-Taraklı üzerinden Geyve'ye gelir. Geceyi yine Belediye Başkanı Rasim Tarhan Bey'in evinde geçirir. Ertesi günü, Adapazarı'na geçer. Uzun süre görüşemediği annesiyle, Adapazarı Askerlik şube Başkanı Binbaşı Baha Bey'in evinde görüşerek hasret giderir. Geceyi Adapazarı'nda geçiren ******, Ertesi günü (18 Haziran 1922) Adapazarı'nda çarşıyı gezer, halkın moralini düzelten konuşmalar yapar. Öğleden sonra özel trenle İzmit'e geçer. 18 Haziran 1922'de Claude Farrere, bir Fransız savaş gemisiyle İzmit'e gelir. Her iki misafirin gelişleri İzmitlilere haberdar edilir. Claude Farrere Türkçe olarak "Yaşasın Türkiye! Yaşasın Mustafa Kemal Paşa!" diye halka hitap eder. İzmitliler Claude Farrere'i alkışlarlar. ****** 19 Haziran günü Claude Farrere ile görüştükten sonra aynı gün yine özel trenle Adapazarı'na gelir. Bir süre Adapazarı'nda kalır. Aynı gün Geyve-Taraklı-Nallıhan üzerinden Ankara'ya döner
[i]

sila[geyveli]

KURTULUŞ SAVAŞINDA GEYVE - Ptsi Ocak 24, 2011 11:06 pm

KURTULUŞ SAVAŞI'NDA GEYVE


I. Dünya savaşında yenilen Osmanlı İmparatorluğu, çöküşüne neden olan 30 ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasına imza atmak zorunda kalmıştır. Galip devletler. Tehlikeli gördükleri yerleri işgal etme hakkına sahip olduklarına dair bir madde koymuşlardı. Bu maddeye dayanarak vatanımızın önemli yerlerini işgal ediyorlar, işgal edemedikleri bölgelerde iç isyanlar çıkarıp milli birliğimizi bozmaya çalışıyorlardı. Galip Devletler isyana en elverişli bölgeler olarak, Kocaeli, Adapazarı, Düzce ve Bolu'yu seçmişlerdi. İstanbul Hükümeti, İngiliz işgal kuvvetlerinin de baskısıyla ulusal bütünlüğü korumakta güçlük çekiyordu. Bu arada Çanakkale Savaşı'nda büyük başarı elde eden Mustafa Kemal Paşa Anadolu'ya geçme planları yapıyordu. Nihayet Padişah Vahdettin, Mustafa Kemal Paşa'yı 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirdi. Samsun civarında Rum ve Ermenilerin Türkler tarafından rahatsız edildiklerini bildiren İngilizler atamadan haberdardı.

Bandırma Vapuru ile 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Paşa'nın, Yurdu düşman işgalinden kurtarmak için silah ve fikir arkadaşlarıyla geleceğe dönük toplantı ve çalışmalar yaptı. Bu toplantı ve çalışmalardan haberdar olan İstanbul Hükümeti'nin onayı ve düşmanların teşviki ile iç isyanlar başlatıldı. Padişahın adamı Anzavur halkın halifeye bağlılığından yararlanarak cahil halkı kendi tarafına çekmeye çalışıyordu. Bu arada İstanbul'da kurulmuş olan İngiliz Muhipleri Cemiyeti Başkanı Sait Molla Adapazarı'nda 2000 lira aylıkla Milli Kuvvetlere karşı mücadele edecek kişileri toplamaya çalışıyordu. Yüreği vatan için çarpan insanlar halkı elbirliğine çağırarak, Adapazarı'nda Kuvay-i Milliye Teşkilatı'nı kurdular ve Mustafa Kemal Paşa'ya bağlılık telgrafı çektiler. Geyve'de Hafız Fuat Efendi'nin başkanlığında Kaymakam Hazım, Jandarma Komutanı Esat, Burhanettin, Rıza Bey, Çelebi ve Sefer Beyler'in katılmasıyla Kuvay-i Milliye Teşkilatı kuruldu. Bölgede sağlıklı düşünen insanlar halkı elbirliğine çağırırken eli silah tutan vatansever gençler de çete grupları meydana getirip, çevredeki Rum ve Ermeni çeteleri ile savaşa giriştiler. Kocaeli bölgesinde Mustafa Kemal Paşa'ya bağlı çalışmalar yapan Yahya Kaptan, İstanbul Hükümeti'nin oyununa gelir ve Gebze yakınlarında şehit edilir. Bu olay çete gruplarını şahlandırır. Baskın üstüne baskın yaparlar. Bu sırada Ahmet Anzavur 10 Mayıs 1920 günü top ve makineli tüfeği bulunan 500 kişilik bir kuvvetle Geyve Boğazı'na saldırır. Amacı Ali Fuat Paşa (Cebesoy)'nın karargahını yok ederek Eskişehir yolunu açmaktı. Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa bu saldırıyı püskürtür. Anzavur, bu sefer Adapazarı'na hücum etti ve şehri işgal etti. 3 gün sonra da geri çekildi. Geyve Boğazı'nı elinde bulunduran Milli Kuvvetlerimiz Anzavur'un her saldırısını geri püskürttüler. 15 Mayıs 1920 günü çetin bir savaş oldu. Anzavur kuvvetleri Doğançay'ı ele geçirdi. Ancak 20. Kolordu Süvari Bölüğü'nün inançlı direnişi sonucu 70. Alaydan Saffet (Arıkan) komutasındaki birlikler Anzavur kuvvetlerini perişan ettiler. Anzavur, Adapazarı'na giremeyince geri çekildi. Bu geri çekilme esnasında attan düştü ve bacağı kırıldı. Anzavur'un bölgemizdeki bütün saldırıları başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Artık bu bölgede kalamazdı. İstanbul'a gitti (22 Mayıs 1920)
[i]


Sayfa başına dön


Forum Saati Paz Mayıs 20, 2012 8:03 pm